Avrupa ülkelerinde yaygın olarak yapılmasına rağmen Türkiye'de hala istenilen düzeye getirilemeyen organik tarım, doğal bitki ve hayvan türlerini koruyarak genetik çeşitliğin sağlanmasına yardımcı oluyor.
Gelişmiş ülkelerde tarım arazilerinin yüzde 5'inde organik tarım uygulanırken Türkiye'deki arazilerin sadece yüzde 0,4'ünde organik tarım uygulanabiliyor.
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Özkan, organik tarımın ülke ekonomi başta olmak üzere çevreye, üretici ve tüketiciye sayısız katkı sağlamasına rağmen Türkiye'de gereken ilgiyi görmediğini söyledi.
Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği tarafından Kayseri Ticaret Odası'nda düzenlenen "Türkiye'de Organik Tarım" konulu panele konuşmacı olarak katılan Doç. Dr. Özkan, organik tarımın doğal bitki ve hayvan türlerini koruyarak genetik çeşitliği sağladığını söyledi.
Topraktaki çölleşmeyi ve bataklaşmayı önleyen organik tarımın ayrıca verimliliği uzun dönemde koruyarak geliştirdiğini hatırlatan Özkan, tarımsal faaliyetlerden kaynaklanabilecek kirliliği azalttığını açıkladı.
Organik tarımı yaygın bir şekilde yapan ülkelerde tarıma dayalı sanayinin geliştiğinin gözlendiğini belirten Doç. Dr. Özkan, köyden kente göçü azaltma, tarımdaki dışa bağımlı girdilerin azaltılması ve ihracat boyutu gibi olumlu faydalarının olduğunu dile getirdi.
Dünya genelinde 100 civarında ülkede 24 milyon hektarlık alanda organik üretim yapıldığının altını çizen Özkan, 10 milyon hektarla en geniş alanda organik üretim yapan ülkenin Avustralya olduğunu ifade etti.
Türkiye'de ise en fazla organik üretimin 42 bin 609 hektarlık alanda Ege Bölgesi'nde olduğunu kaydeden Özkan, organik üretimin Türkiye'de geliştirilmesi için çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.
KTO Başkanı Hasan Ali Kilci de tarımda dışa bağlı olmamak için organik üretimin geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi.