Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, terör örgütünün her gün Türk milletinin ağzının tadını alıp götürdüğünü belirterek, bu yüzden birinci önceliğin terör örgütünün tasfiye edilmesi olduğunu söyledi.
Kayseri programı kapsamında AK Parti İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Arınç, "Terör bizim ağzımızın tadını her gün alıp götürüyor. O zaman birinci işimiz illaki terör örgütünü tasfiye etmektir. Silahlı eylem yapamaz hale getirmeliyiz. Onu silahtan ve dağdan çıkartmalıyız. Daha başka şeyler de söylenebilir. Ama kısa ve öz. Terör örgütü artık silahlı eylem yapamaz, can yakamaz hale getirilmelidir. Nasıl, ne şekilde ve hangi imkanlarla olursa olsun bunu yapmalıyız. Hepsini biliyoruz. Ama özeti terör örgütünün eylem yapamaz hale gelmesidir. Teröristle mücadele edeceğiz. Bu vazgeçilmez olarak bizim görevimiz. Çünkü terörist bu ülkeye, halkımızın malına canına kast ediyor. Huzura kast ediyor. Onun anladığı şekilde, onun elindeki imkanların daha fazlasıyla onunla mücadele edeceğiz. Ama mesele sadece terörist ve terör meselesi değil. Onlara hayat veren başka sebepler de var." diye konuştu.
Türkiye'nin çok büyük bir devlet olduğunu ve neredeyse uçacak kadar büyük bir güce sahip olduğunun altını çizen Arınç, ancak terör nedeniyle bunların gerçekleştirilemediğini vurguladı. Adına ister 'demokratik açılım', ister 'milli birlik ve beraberlik projesi' denilsin, bu açılımın sadece bir Kürt sorunu ya da PKK'ya veya bir başka şeye yönelik bir açılım olmadığına dikkat çeken Arınç sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çünkü ismini biz koyuyoruz, içini de biz dolduruyoruz. Demokratik açılım ya da milli birlik ve beraberlik projesi denilen konuya 2 noktada önem veriyoruz. Birisi, Türkiye'de maalesef yıllardan beri devam eden, hepimizi üzen, hepimizi kahreden, hepimizin evinden ahlar yükselmesine yol açan, çoğumuzu gazi bırakan, pek çoğumuzun da evlatlarını şehit eden kötü bir iş var, çirkin bir iş var. Biz 2001'de kurulduk. 2001'e gelene kadar Türkiye bu terörden, belki 10 tane hükümet zamanında, pek çok sorumlu insanların zamanında zaten 30 bine yakın canını kaybetmişti. 2001'den önce de AK Parti hükümet olmadığına göre, herhalde bu işlerin sorumlusu olarak kimse bizi gösteremez. 1984'te başladığı bilinen, ama aslı 1978-1979'larda Apocular grubu olarak bilinen bu terör eylemlerinin bugüne kadar 30 yılı doldurduğunu söylemem lazım. İsmi PKK veya başka ne isim konursa konsun bu örgütü artık biliyoruz. O zaman bizim sadece bu kaybettiğimiz canların hiç birisi katrilyonlarla ölçülemez. Ama düşündüğümüz zaman, hükümet olarak şu ana kadar bize maddi olarak zararı da 300 milyar dolar. 30 senede kaybettiğimiz para budur. 300 milyar dolar bir tarafa, bir tane canın bedeli bile olmaz. Ama manevi kayıplarımız var, maddi kayıplarımız var. Biz bugün 10 milyar dolar bulsak da piyasaya versek, esnafı rahatlatsak, çiftçi kesimine versek de çiftçi kesimini rahatlatsak diye düşündüğümüz bir zamanda kaybettiğimiz bu kadar yüksek miktarı göz ardı edemeyiz."