Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, demokratik açılımla ilgili olarak "Hiç kimse AK Parti'nin milli, dini ve vatani duygularını test etmeye kalkmasın. Biz ileride gelebilecek şehit haberlerini önlemek, askerlerimizin hayat hakkını korumak için bu kardeşlik projesini başlattık." dedi.
Bakan Taner Yıldız, AK Parti Kayseri İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, gündemdeki demokratik açılım konusuna değinerek, bu konudaki gelişmeleri değerlendirdi.
Hükümet olarak 25 yıldan bu yana hiç kimsenin cesaret edemediği bir projeyi başlattıklarını söyleyen Yıldız, "Güneydoğu'daki olayları, dağdaki PKK teröristlerin yaptıklarını yok saymak doğru değildir. Muhalefet partilerinin bu konudaki tavrı yanlıştır. Rahmetli Özal'ın zamanında teşhisi konulmuş ancak tedavisi yapılamamış problemler vardır. 25 yıldır hiçbir çalışma yapılmamıştır. 90 yıllarda Özal'a sunulmak üzere hazırlanan raporlarda sorunun sadece 'terör' sorunu olmadığı ortaya konmuştur. Ayrıca 'kendisini Kürt olarak tanımlayan insanların aynı zamanda kendini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak görmeye başlaması sorunun çözümünü sağlayacaktır' deniliyor. Bu sorun biliniyordu ama hiçbir çaba sarf edilmemişti. Biz de bu soruna kayıtsız kalamazdık. Bu problem bizim inancımızla çözülecektir." dedi.
Demokratik açılım konusunun haftaya Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'nde görüşüleceğini belirten Bakan Yıldız, "Gelecek hafta bu sorun TBMM'ye geliyor. Bu konuda herkes sürece nasıl katkı sağlayacağını düşünüyorsa burada belirtmelidir. Bunlar yeterli değildir. Bizde yapacaklarımızı somut olarak ortaya koymamız gerekiyor. Bu konuda DTP'nin de samimiyetini ortaya koyması gerekiyor. Dağdaki teröristlerin 251. maddeden yararlanarak buraya gelmelerini istiyoruz. Demokratik açılımın yönünü çevirecek şovlara müsaade edemeyiz. DTP legal olarak davranmak zorundadır. İllegal olarak davranmalarına müsaade edilmeyecektir. Hele hele 'Öcalan dinlenmelidir' şartını asla kabul edemeyiz." diye konuştu.
"AK PARTİ TEMEL HASSASİYETLERE SONUNA KADAR BAĞLIDIR"
AK Parti'nin ülkenin bütünlüğü konusunda temel hassasiyetlere sonuna kadar bağlı olduğunu vurgulayan Yıldız "Etnik farklılıklar ayrıştırma aracı olarak görünmesine katılmıyorum. Demokrasinin bir bölünme yolu olmak yerine bir bütünleşme unsuru olduğuna inanıyorum. Biz bu demokratik açılımı, ileride gelebilecek (gönlümüzden bile geçirmek istemediğimiz) şehit haberlerini önlemek, gelebilecek şehitlerimizin hayat hakkını korumak için yapıyoruz. Bu askerler bizim çocuklarımız. Ailelerimiz 'acılarımızı dindirin' diyor. Ama nasıl oluyor da milliyetçi bir parti buna kayıtsız kalabilir. Bizi de ayrılıkçı olmakla itham edebilir. Bu yüzden hiç kimse bizim milliyetçilik, dini ve vatanseverlik duygularımızı test etmeye kalkmasın. AK Parti başından beri, bu konuların hiç birinden taviz vermemektedir. Ülkeyi yalnızca lafta değil, özde sevdiğini göstermektedir." şeklinde konuştu.
Toplantıda konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise Güneydoğu'da yaşanan sorunun sadece AK Parti'nin değil, Türkiye'nin sorunu olduğunu ifade etti.
Demokratik devlet ilkesi çerçevesinde herkesin özgürce düşünebilmesi, düşündüğünü paylaşabilmesi ve vicdan hürriyeti olmasının önemine işaret eden Elitaş, "Hiç kimse inancı nedeniyle başkaları tarafından hor görülmemelidir. Hiç kimse etnik kimliğinden dolayı ötekileştirilmemelidir. AK Parti hükümeti olarak, 25 yıldır eşleri dul, çocukları babasız bırakan hiç kimsenin cesaret edemediği barış projesine el atmıştır. Temmuz ayından bu yana düşünen herkesle görüşmeye çalıştık. Çünkü bu AK Parti'nin değil Türkiye'nin meselesidir. Bu konuda Cumhuriyetle yaşıt olan muhalefet partisine gittik. Geçmişte hazırladıkları 4 farklı raporu bizimle paylaşın dedik. Küçük muhalefet partisine de gittik. Onlar da 40. kuruluş yıllarını kutluyorlar. Dediler ki 'bu ihanet projesidir'. Ancak biz ta başından söyledik. Türkiye'nin kırmızı çizgileri bizim de kırmızı çizgilerimizdir. Tek bayrak, tek millet ve tek vatan ilkelerinden taviz vermeyiz, vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.